Dünya üniversite sıralaması… Türk üniversitelerinin durumu: Bir kandırmaca var

Yükseköğretim derecelendirme kuruluşu Quacquarelli Symonds’ın (QS) 2024 Dünya Üniversite Sıralaması raporu açıklandı.

ODTÜ, 336’ncı sıraya yükselerek ilk 500’de yer aldı. Onu, 404’üncü sırayla İstanbul Teknik Üniversitesi ve 431’inci sırayla Koç Üniversitesi takip etti. Bilkent 502’inci olurken, Boğaziçi Üniversitesi 514’e yükseldi.

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ), geçen yıl yer aldığı 601-650 aralığından bu yıl 404’üncü sıraya yükseldi. Değerlendirilen 2 bin 963 yükseköğretim kurumu arasında dünyanın en iyi 500 üniversitesinden biri olan İTÜ, dünyada en iyi yüzde 27’lik dilime girdi.

Boğaziçi Üniversitesi ise yaklaşık 200 sıra yükselerek 514’üncü oldu. Boğaziçi Üniversitesi böylelikle, son beş yıl içindeki en iyi performansını kaydetti.

SONER YALÇIN NEOLİBERAL KANDIRMACAYI YAZDI

Gazeteci yazar Soner Yalçın, neoliberal sistemin üniversite derecelendirmesini nasıl icat ettiğini ve ne amaçla devreye soktuğunu anlatmıştı:

Siz, üniversite kapısına kelepçe takacaksınız…

Siz, sergideki resim için üniversitelileri tutuklayacaksınız…

Siz, demokratik haklarını kullanan öğrencilere terörist diyeceksiniz, gözaltına alacaksınız…

Siz, atamayla rektör seçeceksiniz…

Ve siz, yaşanılan şiddet nedeniyle Birleşmiş Milletler’in bile tepki gösterdiği Boğaziçi Üniversitesi’ni ilk 100’e girmesini sağlayacaksınız öyle mi?

Yapmayınız: Uluslararası hakemli dergide yazdığı makalede intihal yaptığı iddia edilen Prof. Bulu mu üniversiteyi ilk 100’e sokacak?

Dünya sıralamasının en ayırt edici özelliği üniversitelerin bağımsız olmasıdır! Makale-araştırma filan sonradan gelir. Gerçi onda da halimiz perişan:

Dünyada bilimsel makaleler nitelik/kalite saygınlık açısından dört gruba ayrılır. Türkiye en son grupta yer alıyor! (Neyse ki; birincilik için yarıştığımız alan var: Türkiye, sahte hakemli dergiler çıkarma konusunda ilk üçte! Kurnazlıkta üstümüze yok.)

Sıralama başarısı için hiçbir ölçüye uymuyorsunuz: 16 bin öğrenciye tam zamanlı 429 Prof. Dr. öğretim üyesi oranıyla/ bu akademik kaliteyle mi üniversiteyi ilk 100’e sokacaksınız? (Ki Boğaziçi, dar bütçesi sebebiyle nitelikli öğretim üyelerini özel üniversitelere kaptırdı.)

Yetmez gibi en az Hazine yardımı vererek mi Boğaziçi’ni ilk 100 içine sokacaksınız? (Selçuk’tan Erciyes’e kimi üniversiteler Boğaziçi’nin iki katı Hazine yardımı alıyor. Diğerleri ise üç, dört, beş kat fazla! Alsınlar kuşkusuz ama Boğaziçi’ni bu bütçeyle ilk 100’e sokabilir misiniz?)

Dünya sıralamasında bakılan ölçütlerden biri de öğrenciye yapılan yatırım; bizde copla yapılıyor bu!

Sıralama ölçütleri arasında hesap verebilirlik olduğunu da hatırlatırım Prof. Bulu’ya…

Bugün üniversite sıralamaları dünyanın her yanında mevcut.

Popüler 11 küresel sıralama var. Biz genellikle üniversiteler hakkındaki haberleri-gelişmeleri bildiren Londra merkezli Times Higher Education (THE) adlı haftalık dergiyi esas alıyoruz.

Peki, nerden çıktı bu sıralama mevzu? Neoliberalizmin Dünya Bankası ve OECD eliyle üniversiteleri yatırım aracına/işletmeye dönüştürdüğü 2000’ler başında hayata geçirildi.

-“Sıralamalar işverenler için yeni çalışanları işe alırken uygun rehber olacak” denildi…

-“İyi üniversite iyi maaş” denildi… Vs.

Prof. Bulu neoliberalist bir akademisyen. Israrla gerçekleşmeyeceğini bile bile “üniversiteyi ilk 100’e sokacağım” demesinin nedeni bu düzenin akademisyeni olması.

Aklıma şu gelmiyor değil; İktidarın gündeminde Boğaziçi gibi üniversiteleri özelleştirme mi var?

Yoksa… Nitelikli bir rektörün ilk hedefi; dünya çapında sıralama değil, artık sıklıkla konuşulan dünya çapında sistemler olmalıydı. Prof. Bulu ise olmasının imkânsız olduğunu bile bile boş vaatte bulunuyor.

AKP Sarıyer İlçe Başkanlığı kurucusu…

AKP Ataşehir Belediye Başkanlığı aday adayı…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

xxx