STAR Kadın Derneği Başkanı Şafak Erkmen Özanlı, kadınların toplumsal ve siyasi yaşamda üstlendikleri rolün, demokrasi anlayışının temel bir yansıması olduğunu vurguladı. Özanlı, erkek egemen devletlerin tekçi ve cinsiyetçi yaklaşımlarının kadınları yok sayarak toplumdan soyutladığını belirtti. Tarih boyunca hakları için mücadele eden kadınların, başta Ortadoğu olmak üzere birçok bölgede demokrasi mücadelesinin öncüsü olduğunu ifade etti.
“Kadınların durumu, demokrasinin durumudur,” diyen Özanlı, Abdullah Öcalan’ın demokratik ulus paradigmasına atıfta bulunarak, ulus devletlerin tekçi anlayışının kadınları ve diğer toplumsal kesimleri nasıl etkilediğine dikkat çekti. “Devletçi ulusların anlayışları, kadınları yok saymakla kalmayıp, köylü ve işçi gibi diğer grupların da haklarını ihlal eden bir yapıya sahiptir. Bu nedenle, Ortadoğu halklarının demokratik ulus paradigmasını sahiplenmesi gerekiyor,” şeklinde konuştu.
Demokratik olmayan ortamlarda kadınların kimliksiz bırakıldığını ve şiddete maruz kaldıklarını belirten Özanlı, “Kadınlar, ister iş yerinde ister evde olsun, her türlü şiddete maruz kalmakta ve bu durum kadın cinayetleriyle sonuçlanmaktadır. Demokrasi olan bir toplumda ise kadınlar kendi haklarını savunabilir ve mücadelelerini yürütebilir,” diye ekledi. Türkiye’nin demokratik bir ülke olduğu iddialarının geçerliliği konusunda şüphelerini dile getiren Özanlı, “Eğer Türkiye gerçek anlamda demokratik bir ülke olsaydı, kadınların iş hayatında ve ekonomik alanda bir statüsü olurdu. Demokrasinin varlığında adaletin sağlanması mümkün olacaktır,” dedi.
Kadın cinayetlerinin başlıca nedenlerinden birinin ekonomik bağımsızlık eksikliği olduğunu ifade eden Özanlı, örgütlenmiş alanların güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti. “Kadın katliamlarına karşı cezasızlık politikasının kaldırılması ve kadınlar için güvenli yaşam alanlarının inşa edilmesi önemlidir. Ortadoğu’daki savaşların en çok etkilenen grubu kadınlar olmaktadır. Eğer bu ülkeler demokratik olsaydı, savaşlar kadınları hedef almazdı,” dedi.
Özanlı, toplumsal cinsiyet eşitliği konusunun eğitim sisteminde yer alması gerektiğine vurgu yaptı. “Cinsiyet eşitliği eğitimi, toplumun en acil ihtiyaçlarından biridir. Eğitim yoluyla bu sistemin değişmesini sağlayabiliriz,” dedi. Ayrıca, bilinçli ve örgütlü kadınların her zaman hedef alındığına dikkat çeken Özanlı, “Kadınların özgürleşmesi için hem yaşam alanlarında hem de ekonomik alanda mücadele etmeleri gerekmektedir,” şeklinde sözlerini tamamladı.